SmallMediumLarge NarrowWideFluid
Anasayfa arrow INKILAP TARİHİ arrow İLKELER arrow İnkılâpçılık
İnkılâpçılık PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Salı, 04 Mart 2008

İnkılâpçılık

İnkılâp, Arapça Kalp kelimesinden gelmekte olup, bir milletin sahip olduğu siyasi, sosyal ve askeri alanlardaki kurumların ,devlet eliyle makul ve ölçülü metotlar çerçevesinde köklü bir biçimde değiştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. İnkılâp çoğu zaman ihtilal kelimesi ile karıştırılmaktadır. Oysa ihtilal, inkılabın başlangıç evresini, mevcut otoriteye karşı gelmeyi, zora başvurmayı öngören kısmını ifade etmektedir. Bir inkılâp hareketi genel olarak üç aşamada gerçekleşmektedir.Bu aşamalar:

1-Fikir safhası(Aydınların, düşünürlerin, filozofların fikirlerinin toplum bilincinde kavranması aşamasıdır)

2-Aksiyon veya Eylem safhası (Mevcut sistemin geniş bir halk hareketi ile yıkılması işinin gerçekleştirildiği safhadır.Başka bir ifade ile ihtilal safhasıdır)

3-Yeni bir düzen kurulması safhası(Yıkılan ve bozulan düzenin yerine halkın beklentilerine cevap verebilecek yeni bir sistemin kurulması işinin gerçekleştirildiği safhadır.)

İnkılâpçılık ise; kurucu ve yapıcı bir düşünce ile modern toplum hayatında yeni ilerleme ve gelişmelere imkan hazırlamaya yönelik bir düşünceyi benimsemektir.İnkılâpçılık, Atatürk’ün diğer ilkelerini de içine alan bir genel ve ana ilkedir.Bu anlamda yapılan bütün inkılâplara sahip çıkmayı ifade eder.

Atatürk’ün Inkılâpçılık Anlayışı

Atatürk’e göre Türk inkılâbı, Türk Milletini son asırlarca geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak, yerine milletin en yüksek medeni icaplara göre ilerlemesini sağlayacak yeni müesseseleri  koymak demektir.Atatürk’ün inkılâpçılık anlayışının temelinde Türk Milletini dünya kültür ve medeniyetinden yararlandırma düşüncesi vardır.Atatürk, Türk Milleti’nin ilerlemesinin devam etmesi ve bunu sağlayan ilke ve inkılâpların güvence altına alınması amacıyla İnkılâpçılık ilkesini, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel prensiplerinden birisi olarak kabul etmiş ve bu ilkeyi de anayasaya koydurmuştur.

Türk inkılâbı aynı anda hem siyasi toplumun temelini ümmet esasından millet esasına çevirmiş, hem meşru siyasi iktidarın temeli olarak kişisel egemenliğe son vererek, millet egemenliğini ilan etmiş, hem dine bağlı (teokratik) devlet yapısının yerine laik devlet yapısını geçirmiş, hem modernleşme ile gelenekçilik arasında bocalamakta olan bir toplumu bu  ikilemden kurtararak Türkiye’nin yüzünü geri dönülmez şekilde çağdaş batı medeniyetine  döndürmüştür. Bütün bunlar yirmi yıldan kısa bir süre içinde olmuştur.

İnkılâpçılık, inkılâbın temel ilkelerinden taviz vermemeyi gerektirir.Çünkü her köklü değişim,toplumun bir kısmını memnun ederken, elbette ki başka bir kesiminin yerleşik menfaatlerine veya inançlarına zarar verecektir.Hele Türk inkılâbı gibi, yüzyıllardır süregelmiş ve modern devlet hayatıyla bağdaşması mümkün olmayan bazı değer, inanç ve geleneklerin tasfiyesine yönelmiş bir kültür inkılâbında ,bazılarının getirilen yenilikleri hiç değilse başlangıçta benimsememeleri, hatta ona karşı aktif direnişe geçmeleri mümkündür. Bu tabii tepkilere karşı inkılâbı kararlılıkla korumak,inkılâpçının görevidir.    

 

 
< Önceki   Sonraki >





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Warning: include(/home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html//modules/mod_mxc_lastcomments.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html/includes/frontend.html.php on line 397

Warning: include() [function.include]: Failed opening '/home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html//modules/mod_mxc_lastcomments.php' for inclusion (include_path='.:/usr/local/lib/php') in /home/osshazir/domains/kpssdersleri.com/public_html/includes/frontend.html.php on line 397